Yeni Dünyada Akıllı Yürümek

Bugün artık emeğin, sermayenin ve hatta çok çalışmanın eskiden olduğu kadar başarıya etki etmekten uzaklaştığı günleri yaşıyoruz. Çok bilindik, ünlü bir marka olmak için sermaye, emek, vb. klasik finansal terimler önemini yitirmeye başlıyor.

Büyük alış-veriş merkezi kurmak bir zamanlar karlı görünebilir, ama artık rakipleri çok. Ya da kocaman bir fabrika işletmek marifetti bir zamanlar, ama artık fabrikatör kelimesi kadar eski ve demode olmuş bir yöntem. Fabrika kurmak için insan kaynağı da kolay, makinelerde kolay, hatta duruma göre finansman dahi çözülebiliyor. İşlerin bu kadar kolaylaştığı bir devirde, başarının anahtarı ne?

Başarıya onlarca anahtar uyar elbette. Benim elimde bildiğim bir kaç tane var. Bu aralar en ilgi çekici olanı, akıllıca çalışıp, herkesin yaptığının ötesinde, belki hiç yapılmamışın peşinde koşmak. Yani zor olanı yapmak. Zor olanı yapmak ile çok çalışmayı birbirine karıştırmayın. Çok ama çok çalışıp kendiniz gibi yüzlerce insanın yaptığını yaparak para kazanmaya çalışıyorsanız size saygı duyuyorum, ama bu gerçek anlamda fayda üretmek için pek de akıllıca bir yöntem değil.

Zor olanı yapmak, bir grup müşterinin, arayıp bulamadığı, belki akıl edemediği, ve hatta ilk duyduğu zaman almak dahi istemeyeceği, ama aslında hayatını kolaylaştıran ya da para kazanma yolunu farklılaştıran, verim artıran ya da insanları mutlu eden bir ürün ortaya çıkarmaktır. Bu harika bir şarkı da olabilir, hiç akıl edilmemiş bir elbise de olabilir, illaki teknoloji olarak düşünmemek gerekir.

Haydi örnek verelim. Bugün artık video içerik üretmek aldı başını gitti. İnsanların ellerinde telefon herhangi bir olayı, toplantıyı, hareketliliği, halı saha maçını kaydediyorlar. Pek çoğunuzun bildiği bir gerçek ki, YouTuber olmak artık önemli bir mesele. Extreme bir spor yaparken ya da gerçekten hareketli anların videolarının ilgi çekici olduğu da bilindik bir gerçek. Ancak bir sorun var, hareket varsa en kral telefon bile yavaş kalır. GoPro bu noktada cevap üretiyor. Olmayını düşünüyor, üretiyor, ilk başta tutulmuyor ancak bugün bu işlerde bezi olan herkesin bildiği, kabul ettiği ve hatta hayal ettiği bir ürün.

GroPro ile Kudüs ziyaretim sırasında çektiğim bir videoyu keyifle dikkatinize sunmak istiyorum. https://www.youtube.com/watch?v=U-ln04nLnmQ Ama işin üstadı bazı arkadaşlarımdan eleştiri geldi, yürürken çok sallanmışım diye. Bir başkası yol gösterdi, Gimbal diyerek. İşte ikinci örnek, kamerayı ne kadar sallarsanız sallayın, Gimbal istifini bozmadan kamerayı ağır ağır yönlendiriyor. Elde taşınabilen, pratik bir cihaz.

Bazıları için bu anlattıklarım kulağa çok bilindik gelmiş olabilir. O zaman kendi hikayemi anlatayım, Actimoo. Önce kısacık bir domain bilgisi vereyim. İneklerden süt almamız için ineklerin düzenli olarak yavrulaması gerekiyor. İneğin gebe kalması için tohumlanması lazım, ancak günümüzde bu işler doğal yollardan olmuyor. Ülkemizde dahil, neredeyse dünyanın tamamında, inekler “yavruları iyi süt veren” boğaların spermalarının veteriner tarafından ineğe atılması ile tohumlanıyor. Tersi durumda 30 litre değil, 12-15 litre veren bir yavrunu olabilir, kim bunu ister! Ancak burada başka büyük bir sorun karşımıza çıkıyor, inekler öyle her zaman atılan tohum ile gebe kalmıyorlar. Hormonel değişimlere bağlı olarak, ortalama 21 günde bir, yaklaşık 12 saat süren bir tohumlama zamanı oluyor ve bu zamanı yakalamanın yolu artan ostrejen hormonu sayesinde inekte yaşanan hareketlilik, huzursuzluk. [Anadolu insanı bu hale harika bir isim vermiş, boğasama. Susama kelimesi gibi birşey 🙂 ] Bu tohumlama zamanı inekten ineğe değiştiği gibi, onlarca inekte bu anı yakalamak tam bir kaos. Büyük işletmeler kurdukları binlerce dolarlık alt yapı sayesinde her bir ineğe pedometre takarak normal zamandaki hareketliliği üzerinden, kızgınlık anındaki değişimi yakalayabiliyorlar.

İşte bizde önce bunu yapmıştık. Ancak ülkemizde büyük işletmelerin ilgisini çekmek, hele ki yerli malının alnına vurulmuş her türlü olumsuzluğu da göz önünde bulundurduğunuz zaman neredeyse imkansız. Yıllar içerisinde geldiğimiz nokta, 5 ineği dahi olan işletmeye M2M ve Cloud teknolojileri ile çok daha düşük maliyetlerle hizmet verebilmek. Büyük işletmelerin sunucu odaları varsa, benim köylümün artık Cloud’u var!

Actimoo ile ilgili detaylı bir makele yazacağım inşallah. Ama artık bu yazıyı noktalayayım. Her zaman farklı bir bakış açısı ile insanların akıllarında dahi olmayan bir dertlerine çözüm üretebilirsiniz. Bu hem zor, hem akıllıca, hem fayda odaklı bir çalışma ile olur.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s